Hayvanat bahçesinin evrimci müdürü Dr. William T. Hornaday, bu nadide "ara geçiş formu"na sahip olmanın kendisine verdiği gurur hakkında uzun konuşmalar yapmış, ziyaretçiler de kafese konan Ota Benga'ya sıradan bir hayvan gibi davranmışlardı. New York Times gazetesinin o dönemde yayınlanan bir nüshasında ziyaretçilerin tavrı şöyle aktarılıyordu:
... parkta 40.000 ziyaretçi vardı. Bu kalabalıktaki hemen hemen her erkek, her kadın ve her çocuk parktaki Afrikalı vahşi adamı görmek için maymun kafesini ziyaret ediyordu. Uluyarak, alay ederek, bağırıp çağırarak pigmeyi rahatsız ediyorlardı... 5
New York Journal gazetesinin, 17 Eylül 1906 tarihli nüshasında ise, bu uygulamanın evrimi kanıtlamak için yapıldığı, ancak büyük bir haksızlık ve zulüm olduğu şöyle vurgulanıyordu:
... Bu insanlar düşüncesizce ve akılsızca bir maymun kafesinin içerisinde Afrika'dan getirilen küçük bir insan cücesini sergilemişlerdi.
Onların düşüncesi muhtemelen evrimdeki bazı derin dersleri insanlara öğretmekti. Aslında başarılan tek sonuç, bu ülkenin beyazlarından, en azından sempati ve nezaketi hak eden Afrika ırkının vahşet gösterilerine maruz kalması, ardından da hor görülmesidir.
Aynı güç tarafından yaratılan, hepimizi aynı yere yerleştiren, aynı hisleri ve aynı ruhu lütfeden Allah'a karşı fiziksel eksikliği olan bir insanı maymunlarla bir kafese kapatmak ve bunu alay konusu edinmek çok ayıp ve iğrençtir... 6
New York Times gazetesi de, evrimi kanıtlama amacıyla Ota Benga'nın hayvanat bahçesinde sergilendiği konusuna yer verdi. Hayvanat bahçesinin, Darwinist müdürünün yaptığı savunma ise son derece vicdansızcaydı:
Geçen hafta New York hayvanat bahçesinde, aynı kafeste bir Afrikalı pigmeyle bir orangutanın sergilenmesi çok fazla eleştirinin ortaya çıkmasına neden oldu. Bazı kişiler zenciler ve maymunlar arasındaki yakın bir akrabalığı göstermek için bunun müdür Hornaday tarafından gerçekleştirilen bir teşebbüs olduğunu deklare ettiler. Dr. Hornaday bunu inkar etti. ''Eğer bu küçük adam bir kafesin içerisindeyse orası en konforlu yer olduğu içindir ve biz de onunla ilgili başka ne yapacağımızı bilmediğimizdendir. Ota Benga hiçbir manada bir tutuklu değildir, fakat hiç kimse yanında birileri olmadan şehirde dolaşmasına izin vermenin akıllıca olduğunu söyleyemez.... 7
Ota Benga'nın hayvanat bahçesinde gorillerle birlikte, bir hayvan gibi sergilenmesi birçok çevrede rahatsızlık oluşturdu. Bazı kuruluşlar, Ota Benga'nın bir insan olduğunu, bu şekilde davranılmasının büyük bir acımasızlık olduğunu belirterek, bu uygulamanın durdurulması için yetkililere başvurdular. Bu başvurulardan biri New York Globe gazetesinin 12 Eylül 1906 tarihli nüshasında şöyle yer almaktaydı:
Globe'un editörüne;
Güneyde yıllarca yaşamış biriyim ve sonuçta zencilere karşı fazla müsamahakar biri değilim. Fakat onun insan olduğuna inanıyorum. Bu büyük şehrin yetkililerinin Bronx parkında şahit olunan böyle bir görüntüye- zenci bir erkeğin bir maymun kafesinin içerisinde sergilenmesine- izin vermelerinin bir ayıp olduğuna inanıyorum...
Bu pigme meselesi bir araştırma ve incelemeyi gerektirmektedir... A. E. R. New York, 12 Eylül
Ota Benga'nın normal bir insan muamelesi görmesi için yapılan başvurulardan bir diğeri ise şöyleydi:
İnsan ve Maymun Gösterisi Papazlar Tarafından Kınandı
Dr. Macarthur Serginin Onur Kırıcı Olduğunu Düşünüyor
Dr. MacArthur: ''Bu gösteriden sorumlu olan kişi, Afrikalıyı olduğu kadar kendisini de alçak bir duruma düşürüyor. Bu küçük adamı bir hayvan yerine koymaktansa, Allah'ın ona verdiği yeteneklerin gelişimi için onu bir okula yerleştirmesi gerekirdi..."
Dr. Gilbert serginin büyük bir ayıp olduğunu düşünüyordu, kendisinin ve diğer papazların Ota Benga'yı maymun kafesinden kurtarıp başka bir yere yerleştirmek konusunda Dr. MacArthur'la işbirliği yapmasına karar vermişti... 8
Tüm bu insanlık dışı muamelenin sonucu ise Ota Benga'nın intihar etmesi oldu. Ancak burada problem bir insanın hayatını kaybetmesinden çok daha büyüktü. Bu olay, Darwinist ırkçılığın uygulayabileceği acımasızlığın ve vahşetin çok açık bir örneğiydi.
Eskimolar ve Irkçı Uygulama
Ünlü Arktik araştırmacısı Robert Peary 1897 senesinde New York City'ye bir grup Kutup Eskimosu getirdi. Bu grubun en küçüğü ise Minik adında bir çocuktu. Minik ve babasının da içinde bulunduğu grup uzun bir süre Amerikan Doğa Tarihi Müzesi'nde sergilendiler. Bu esnada Minik'in babası hastalıktan dolayı hayatını kaybetti Minik ise kimsesiz ve korumasız olarak New York'ta kaldı. Ve bir gün Minik, babasının iskeletinin "türünün bir örneği olarak" Amerikan Doğa Tarihi Müzesinde sergilendiğini gördü. Babasının cesedini istemesine rağmen müze yetkilileri bu isteğini geri çevirdiler.
Minik'in hayatı ile ilgili dikkat çeken bir başka nokta ise, Eskimoları Amerika'ya getiren araştırmacı Robert Peary'nin ırkçı görüşlere sahip olmasıydı. Eskimoların arasında yaşamasına rağmen Peary, açıkça bu insanların kendisi ile eşit olmadıklarını düşünüyordu. Peary'ye göre zenciler ve Eskimolar aşağı ırkların mensuplarıydı. Güçlü, bilgili ve güvenilir aile geçindiren insanlar olmalarına rağmen beyaz adam kadar iyi değillerdi... Bir keresinde şöyle yazma küstahlığında bulunmuştu: 'Sıklıkla bana şu soru sorulmuştur: 'Eskimoların dünyaya ne faydaları var?' Ticari teşebbüsler için herhangi bir değerleri olamayacak kadar uzaktalar ve üstelik başarma ya da elde etme tutkuları yok... Yaşama verdikleri değer ancak bir tilki ya da bir ayının, sadece içgüdüsel olarak hayata verdiği değer kadar." Peary'nin Eskimoları Amerika'ya getirme amacı ise, konuyu araştıran bir yazar tarafından şöyle açıklanıyordu: "Peary'nin bu altı Eskimo'yu New York'a getirme sebepleri neydi? ... Muhtemelen bu altı Eskimo daha önce topladığı kafatasları ve iskeletler gibi sadece birer numuneydiler, ama damarlarında hala kan dolaştığı için daha ilginçtiler. Aynı zamanda ismen tanıdığı diğer Eskimoların vücutlarına karşı marazi bir yakınlığı da vardı; önceki sene bunları mezarlarından çıkarmış ve müze salonlarını onurlandırmak üzere güneye taşımıştı." 9
Minik, Ota Benga ve daha ismi bile bilinmeyen birçok insan, bazı ırkları "aşağı ırk" olarak gören sözde bilim adamları tarafından, bu ve benzeri şekillerde insanlık dışı muamelelere maruz kaldılar.
1- Jani Roberts, How New-Darwinism Justified Taking Land From Aborigines and Murdering Them in Australia, http://www.gn.apc.org/inquirer/ausrace.html
2- Jani Roberts, How New-Darwinism Justified Taking Land From Aborigines and Murdering Them in Australia, http://www.gn.apc.org/inquirer/ausrace.html
3- Jani Robert, How New-Darwinism Justified Taking Land From Aborigines and Murdering Them in Australia, http://www.gn.apc.org/inquirer/ausrace.html
4- Creation Ex Nihilo, Vol 14, No. 2, March-May 1992, p. 17
5- Philadelphia Daily News, 28 April 1997
6- Philips Verner Bradford, Harvey Blume, Ota Benga, The Pygmy in the Zoo, Canada, October 1993 p. 269
7- Philips Verner Bradford, Harvey Blume, Ota Benga, The Pygmy in the Zoo, Canada, October 1993, p. 267
8- Philips Verner Bradford, Harvey Blume, Ota Benga, The Pygmy in the Zoo, Canada, October 1993, p. 266
9- Ken Harper, Give Me My Father's Body, Steerforth Press, South Royalton, Vermont s.22
|